Bilimsel SınıflandırmaÂlem: Plantae
Bölüm: Magnoliophyta
Sınıf: Magnoliopsida
Takım: Polemoniales
Familya: Scrophulariaceae
Cins: Antirrhinum sp.
GENEL ÖZELLİKLER: Yaz çiçek bahçelerinin en güzel ve aranan çok yıllık bitkilerindendir. Akdeniz bölgesinde ve ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Bu türlerin bazıları tek yıllık, bazıları çok yıllık otsu veya odunsu karakterdedir.Aslanağızları boylu, bodur ya da kısa olabilmektedirler.
ÇİÇEK: Çiçekler yaprak koltuklarında ya da sürgün ucunda salkımlar hâlinde sıralanmıştır. İlkbaharda açan çiçekleri çift dudaklıdır. Çiçekler dikkatlice bakıldığında aslanağzını andırmaktadır. Çiçek rengi olarak karşımıza beyaz, pembe, kırmızı, sarı, eflatun çıkmaktadır.
ÜRETİMİ: Tohumla üretilir. Temmuz ayından kış aylarına kadar çiçek açan aslanağızları etraflarına tohum saçarlar. Tohumlar açık alanlarda yani dışarıda nisan ayında, seralarda ise şubat ayında atılmalıdır. Tohumlar kuru kumla karıştırılarak atılmalıdır. Üzerine de çok ince bir kapak atılmalıdır. Ayrıca tohumlar eylül veya mart aylarında yastıklara ya da kasalara atılabilir. Fide boyu 6 – 8 cm olunca şaşırtılırlar. Tohum atımından yaklaşık olarak 7 – 10 hafta içinde çiçeklenme başlar. Mart başında ekim yapılırsa mayıs sonunda çiçeklenme elde edilir. Çok sayıda çiçek elde etmek için 8 – 10 cm boya ulaşınca orta sürgünlerden uç alma yapılmalıdır. Böylece hem daha çok dallanmaları sağlanmış olur. Ayrıca solan çiçekleri uzaklaştırmak, çiçeklenme süresini uzatır.
EKOLOJİK İSTEKLERİ: Güneşli yerlerden hoşlanır. Gevşek, geçirgen, besince zengin ve kireçli topraklardan hoşlanır. Kurak alanlarda dahi yetişebilmektedir.
PEYZAJDA KULLANIMI: Aslanağzı bitkileri çeşitli renkte ve uzun zaman açan çiçekleri ile dikkat çekicidir. Çiçek parterlerinde tek olarak kullanıldıkları gibi karışık olarak da kullanılabilir.Ayrıca saksı içerisinde balkonlarda ve teraslarda rahatlıkla kullanılabilir. Dikim arası olarak 20 – 25 cm olarak ayarlanmalıdır.
KARŞILAŞILAN ÖNEMLİ HASTALIK VE ZARARLILAR: Kök boğazı ve sap çürüklüğü, mildiyö, külleme, yaprak ve sap hastalığı, botrytis ve örümcek en çok karşılaşılan sorunlardır.
KAYNAK:
http://cygm.meb.gov.tr